Türkiyede İSG

Yargıtay işçiyi haklı buldu. Milyonlarca kişiyi ilgilendiren haber.


Türkiye çalışma hayatının en önemli kararlarından birisi Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nden geldi. Yüksek Mahkeme kararı ile gerçek ücreti üzerinden SGK primlerinin yatırılmaması işçiye haklı fesih hakkı vereceğine ve haklı fesih ile işten ayrılan personele kıdem tazminatı ödeneceğine hükmetti.

Yargıtay emsal kararına konu olan olay ise şöyle gerçekleşti. Yangın söndürme cihazları yapan işyerinde 6 yıldır çalışan işçi, SGK priminin gerçek maaş üzerinden yatırılması talebinin geri çevrilmesinden ötürü istifâ etti.

İstifa sonrasında iş Mahkemesi’ne dava açan mağdur işçi, işçilik alacaklarının ödenmesini talep etti. Ancak davalı işverenin cevabî ihtarnâme ile ödeme yapmayacağını bildirdiğini beyan etti.

Mahkemede ifade veren davalı ise davacının işten çıkarılmadığını, uzun zamandır ayrılma hazırlıkları yaptığını kaydetti. Mahkeme, davalı işverenin istifâ ve devamsızlık savunmasının çelişkili olduğu belirtti. Davacı işçinin sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmasına dâir isteği sebebiyle iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiği gerekçesi ile işçiyi haklı buldu.

Kıdem ve ihbar tazminat taleplerini kısmen kabul etti. İşçinin yıllık izin talebi tamamen kabul etti. Fazla mesâi talebi ise tamamen reddedilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verdi. Kararı davalı vekili temyiz etti.

Bu emsal karar ile birlikte işverenler tarafından maliyetleri düşürmek için sıklıkla tercih edilen yöntemlerden birisi tarih oldu. Böylece çalışan işçinin maaşını farklı göstererek gelir elde etme yolu kapanmış oldu. Bu yolla haksızlığa uğrayan işçiler için dava süreçleri de açılmış oldu.

Temyiz sürecinde ise yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal bir karara imza attı. Davacının SGK ücret bildiriminin gerçek ücreti üzerinden yapılması talebinin karşılanmaması üzerine, iş akdinin davacı işçi tarafından feshedildiğine hükmedildi. “Haklı sebeple dahi olsa iş akdini fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceği gözetilerek, davacının ihbar tazminatı talebinin reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır. Hüküm altına alınan kıdem tazminatı dışındaki alacakların faiz başlangıcının dava dilekçesiyle istenen miktar bakımından dava, arttırılan miktar bakımından ise artırım tarihi olması gerekirken, alacakların tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir” denildi.

Kaynak: İHA

Bizi desteklemek istermisiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir